Arts & Architecture

90 Dakikada NIETZSCHE -Paul Strathern

Description
GR Felsefe yüzyıllar boyunca skolastiin yorganı altında kıvrılarak uyudu. Skolastik tartımaların horlamaları ve karı horlamalarından baka hiçbir ey duyulmuyordu. Felsefeyi ortaça uykusundan uyandıran ey, 17. Yüzyılda sahneye çıkan ve u sözleri ilân
Published
of 9
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.
Related Documents
Share
Transcript
  90 Dakikada NIETZSCHE - Paul Strathern G  R   Felsefe yüzyıllar boyunca skolasti  in yorganı altında kıvrılarak uyudu. Skolastik tartı  maların horlamaları ve kar  ı horlamalarından ba  ka hiçbir  ey duyulmuyordu. Felsefeyi ortaça   uykusundan uyandıran  ey, 17. Yüzyılda sahneye çıkan ve  u sözleri ilân eden Descartes oldu: “Cogito, ergo sum.” (Dü  ünüyorum, öyleyse varım). Aydınlanmı   bir ça   ba  lamı   oldu: Bilgi akla dayandırıldı. Bu büyük Fransız sadece uyuyan bilginleri de  il, aynı zamanda Britanyalıları da uyandırmı  tı. Onlar da Descartes’in rasyonel varsayımlarına gecikmeden tepki ererek, bilgi birikimimizin akla de  il, deneyime dayandı  ını iddia ettiler.  ngiliz Empiristler bu hiddetli çıkı  larıyla aklın en küçük kırıntısını dahi yok ederek felsefeyi gitgide daha küçük duyumsamalara ayırdılar. Felsefe tekrar sonsuz bir uykuya dalma tehdidi ile kar  ı kar  ıya kaldı. Nihayet 18. Yüzyılın ortalarında Kant “dogmatik uygusundan” uyanarak ortaça   felsefesinden çok daha kapsamlı bir felsefe sistemi geli  tirdi. Bu durum, filozofların bu yeni  ansı keyifli hayaller için kullanmak istedikleri izlenimini do  urdu. Hegel, bu filozofların arasında en gayretlisi oldu ve genel huzur ihtiyacına yanıt verecek, dev yata  ı bulutlardan olu  an muhte  em bir yatak odası in  a etti. Kendisine ba  ka bir yol seçen tek ki  i, tüm evi do  u felsefesinin taze esintileriyle havalandıran Schopenhauer’di.  te bu esintiler genç Nietzsche’yi uyandırdı. Çevik bir hareketle o buz gibi rüzgâra atıldı ve herkesi uzun bir süre için uyanık tutan keskin felsefesini ilân etti. FRIEDRICH NIETZSCHE YA  AMI VE Ö  RET  S   Nietzsche’yle beraber felsefe tehlikeli bir boyut kazanıyor. Gerçi daha önce de tehlikeli olmu  tu, ama ba  ka nedenlerden dolayı. Nietzsche’den önceki yüzyıllarda felsefe, filozoflar için tehlikeliydi, oysa Nietzsche’yle beraber herkes için tehlikeli olmaya ba  ladı. Kendisini sonunda zihinsel bir bulanıklı  ın içine dü  tü. Geç dönem yazılarındaki söylemleri bunun habercisiydi zaten. Ne var ki tehlikeli fikirleri hastalı  ının ba  langıcından çok önce ortaya çıktı. Nietzsche’nin fikirleri zihinsel bozukluklarıyla ba  ıntılı de  il. Onlar, 20. Yüzyılın ilk yarısında Avrupa için korkunç sonuçlar do  uran ve iflah olmaz belirtileri günümüzde Balkanlarda ve Do  u Avrupa’da yeniden görülen kolektif bir cinnetin öncüleri oldu. Aslında Nietzsche’nin felsefesi, felsefe olarak adlandırılması pek de haketmiyor. – ister üstinsandan, ister sonsuz geri dönü  ten (ya  amımızı mutlak sonsuza dek tekrar ve tekrar ya  ayaca  ımıza dair dü  ünce) veya (anlamını Goethe, Napolyon veya kendisi gibi “büyük adamları” yaratmakta bulan) uygarlı  ın salt anlamından söz etsin. Her  eyi “Güç  stemi” ile açıklamak ya çok basittir ya da anlamsız. Freud’un psikoanalitik açıdan mesafeli ve hatta Schopenhauer’in dipsiz kötümserlikleri bile bizleri daha fazla ikna etmektedir. Bir de  eri olan her komplo kuramında oldu  u gibi, Nietzsche’nin “Güç  stemi”ne dair doktrini de paranoyak e  ilimler ta  ıyor. Kendi felsefesinin aksine, Nietzsche felsefe yapmaya ba  layınca i   ilginçle  meye ba  lıyor. O zaman Nietzsche ustalık, ikna yetene  i ve keskin zekâ bakımından kendisinden önceki ve sonraki tüm filozoflarla yarı  abilir. Eserlerini okudu  unuzda, bizlerde felsefenin gerçekten de önemli bir  ey oldu  u izlenimi uyanıyor. Tehlikeli olmasının nedenlerinden biri de bu i  te. “Güç  stemi”ni salt analitik bir araç olarak kullandı  ı sürece, bununla, kendisinde varlı  ını ancak az sayıda ki  inin tahmin etti  i insani motivasyon ö  elerinin izini bulabilmekteydi. Bu motiflerden do  an de  erlerin maskelerini dü  ürdü, onların tarihsel geli  imlerini ara  tırdı ve bu sayede uygarlı  ımızın ve kültürümüzün temel ta  larını aydınlattı. Nietzsche, kendisi yazmı  çasına yaygınla  tırılan saçmalıklardan az da olsa sorumlu olmasına ra  men, bunların, gerçekte yazdı  ı  eylerin saptırılmı   halleri oldu  unu ne kadar tekrarlasak azdır. Gerçekte Nietzsche, fa  izmin kendi zamanındaki öncülerini hor görürdü; antisemitizm ise onu tiksindirirdi. Ari Alman ırkından olu  an bir ulusun mümkün olabilece  ine ve hatta bu ulusun efendi  ırk olmak için seçilmi  lerden oldu  u dü  üncesini Nietzsche çok komik bulurdu herhalde. E  er otuzlu yıllarda henüz hayatta (ve akıl sa  lı  ı yerinde) olsaydı -ki bu durumda sekseninde olurdu- kendisini onun halefleri olarak gören bazı di  er Alman filozofların tersine, o dönemdeki trajikomik olaylar kar  ısında eminiz ki sessiz kalmazdı. Friedrich Wilhelm Nietzsche 15 Ekim 1844’te Sachsen’in Prusya hakimiyeti altında bulunan bölümündeki Lützen’e ba  lı Röcken’de do  du. Ailesi dindar ve lüteriyen bir küçük esnaf ailesiydi. Soyunda ba  ka bir çok meslekten de olmak üzere  apkacılar ve mezbahacılar da vardı. Ancak büyük babası ve babası devlete sadık ve pietist 1  rahipler olmu  lardı. Nietzsche’nin babası, Prusya kralı IV. Friedrich Wilhelm’in sadık bir hizmetkârıydı. Bu nedenle, ilk o  lu kralın ya   gününde dünyaya gözlerini açtı  ında, ba  ka bir isimle vaftiz edilme  ansı hemen hemen hiç yoktu. Bahsi geçen bu üç adamın hepsinin da aklını yitirmi   olması tamamen anlamsız bir rastlantıdan ba  ka bir  ey de  ildir.  lk önce babası Friedrich Ludwig öldü. –yıl 1849. Otopsi sonucunda “beyin yumu  aması” te  his edildi. Sözüm ona beyninin bir çeyre  i “yumu  amı  ” idi. Tıpta bu tür te  hisler artık geçerli olmamakla beraber, Nietzsche’nin saygıde  er biyografları, Nietzsche’nin delili  ini babasından almadı  ından eminler. Nietzsche’nin çocuklu  u Naumburg’ta, “iffetli kadınlarla” dolu bir evde geçti. Bunlar annesi, kız karde  i, anneannesi ve evde kalmı   biraz deli iki teyzesiydi. Belli ki kadınlarla çok erken ya  ta ya  adı  ı bu deneyimler Nietzsche'’in hayatında izler bıraktı, çünkü biyografisi teyzelerinin ya  antısını yansıtan karakteristik izler tekrarladı durdu. 13 ya  ındayken o dönemim her üst düzey yatılı okuluyla yarı  abilecek denli iyi ve tanınmı   bir eyalet okulu olan Pforta’ya ba  lar. Ö  renciler bu okulda salt yaramazlıklar yapmanın dı  ında gerçekten de bir  eyler ö  reniyordu. Büyük oranda dindar ve  ımartılmı   terbiyesinin bir ürünü olan Nietzsche okulda “küçük Protestan papazı” diye ça  rılıyordu ve kendisi derslerinin en ba  arılı ö  rencisiydi. Geli  mekte olan dahili  i günün birinde kendi aklını kullanmasına yol açtı. On sekiz ya  ına geldi  inde inancından  üphe etmeye ba  lar. Nietzsche’nin keskin zekâsı, içinde ya  adı  ı dünyanın çeli  kilerini görmezlikten gelmesine engeldi. Muhtemelen, ba  kalarıyla fikirlerini payla  mıyordu; bu durum, daha sonraları da kesinlik kazanaca  ı gibi, kendisi için tipik bir davranı  tı. Nietzsche kendi yolundan gitti ve ya  ayan (veya ölü) hemen hemen hiçbir tinin kendisini etkilemesine izin vermedi. Nietzsche on dokuz ya  ına geldi  inde, papaz olabilmek için Bonn Üniversitesinde ilâhiyat ve klasik filoloji ö  renimine ba  lar. Zaten hayat akı  ı çok önceden “iffetli kadınlar” tarafından plânlanmı  tı. Ancak Nietzsche daha  imdiden huzursuzdu: Bilinçsiz bir isyan dürtüsü ki  ili  ine etki etmeye ve onu de  i  tirmeye ba  lar. Bonn’a geldikten kısa bir süre sonra o münzevi okul delikanlısı ne  eli ve ta  kın ruhlu bir üniversite ö  rencisinin en iyi örneklerinden birine dönü  ür. Herkesin giremedi  i özel ö  renci birliklerine girer, arkada  larıyla içki içmeye ba  lar ve ö  renciler arasında yapılan eskrim düellolarına katılır. Kaçınılmaz olarak bir düelloda yara alır ve ritüel gere  i düelloya hemen son verilir. Burnunun üstündeki küçük diki   izi o günlerden kalmadır. Ne yazık ki bu yara izi daha sonraları gözlü  ünün altında gizlendi. Ama bu sadece küçük bir ara piyesti. Nietzsche aynı dönemde  u sonuca vardı: “Tanrı öldü.” Tatilde eve döndü  ünde dini ayinleri katılmayı reddederek, bundan böyle asla bir kiliseye adımını atmayaca  ını açıklar. Bir sonraki yıl üniversitesini de  i  tirerek Leipzig’e yerle  ir ve ilâhiyat e  itimine son vererek klasik filoloji üzerinde yo  unla  ır. Nietzsche Leipzig’e Ekim 1865’de varır. O ay yirmi bir ya  ına basar ve hayatı üzerine daha sonra etki edecek iki olay ya  ar. Önce, ziyaret etti  i bir genelevde, daha sonraları zihinsel bulanıklı  ına neden olacak frengi mikrobunu kapar. Görünü  e göre - böyle  eyleri hissetmek mümkünse e  er – Nietzsche birkaç genelev ziyaretinden sonra kendisine frenginin bula  tı  ını fark etti. Göründü  ü hekim kendisinden gerçe  i gizler. (O dönemlerde bu adettendi, çünkü bu hastalık henüz tedavi edilebilir de  ildi – aynı ikiyüzlülükle günümüzde kanser hastalı  ına kılıflar uydurulmaktadır.) Bu olayın sonucunda Nietzsche’nin kadınlarla olan cinsel ili  kilerine bir son verdi  i sanılmaktadır. Ancak felsefi yazılarında kadınlarla ilgili birçok yüz kızartıcı ve de faydalı kayıtta yer alır. “Kadınlara mı gidiyorsun ? Öyleyse kırbacını unutma.” (Belki de Leipzig’te çok özel türden bir genelevi ziyaret ediyor ve erkeklerin de oraya giderken yanlarına kırbaç almalarının adil olaca  ını dü  ünüyordu.) Hayatını de  i  tiren ikinci olay, bir sahaf dükkânına dalı  ıydı. Nietzsche burada Schopenhauer’in “  stem ve Tasarım olarak Dünya” adlı eserine rastlar. Schopenhauer’in kıssadan hisse çıkaran üslûbu ve bula  ıcı karamsarlı  ı onu çok derinden etkiler: “Burada her satır vazgeçi  , yadsıma ve kabulleni   çı  lı  ıydı; burada, dünyayı, yani ya  amı ve insan do  asını ürkünç bir  muhte  emlikle gördü  üm bir aynaya baktım... Burada hastalık ve  ifayı, sürgünü ve sı  ına  ı, cehennemi ve cenneti gördüm.”  a  ılası derecede kâhince olan bu duyumsamalar Nietzsche’yi Schopenhauer felsefesinin bir hayranı yaptı. Nietzsche’nin inanabilece  i hiçbir  eyi kalmamı  tı. Schopenhauer’in karamsarlı  ına (pesimizmine) ihtiyaç duyuyordu ve kendi do  asına tamamen uymasa da, onun dürüstlü  ünü ve gücünü ke  fetmi  ti. Pozitif dü  ünceleri bundan karamsarlı  ı ancak güçlü olduklarında yenebilirlerdi.  leriye do  ru giden yol Schopenhauer’den geçiyordu. Ancak Nietzsche’nin dü  üncelerinde en belirleyici olan  ey, Schopenhauer’in istemin temel rolü ile ilgili tasarımıydı. Bundan yola çıkan Nietzsche, sonunda Güç  stemini geli  tirdi. 1867^de Nietzsche bir yıllı  ına Prusya ordusuna ça  rılır. Belli ki askeri yetkililer onun a  ırı büyük boyutlu askeri bıyı  ından etkilendi, çünkü Nietzsche kendisini süvari topçu alayında bulur. Bu bir hataydı. Nietzsche’nin kararlılı  ı büyüktü, ancak yapı itibariyle acıma duygusu uyandırabilecek denli yumu  ak huyluydu. A  ır bir kaza geçirdikten sonra Prusyalıların geleneklerine uygun bir tavır sergileyerek, hiçbir  ey olmamı  çasına atını sürmeye devam eder. Ama asker Nietzsche kı  laya geri döndü  ünde bir aylı  ına hastaneye yatırılır. Daha sonra gayet ve iyi niyetini ödüllendirmek için çavu   türbesine terfi ettirilerek evine gönderilir. Bu arada tekrar Leipzig’te üniversiteye devam eden Nietzsche, son kırk yılda yeti  tirdi  i en iyi ö  rencisinin Nietzsche oldu  unu dü  ünen profesörünün takdirini kazanır. Ne var ki her geçen gün filolojiden ve hayatın gerçek ve acil cevap bekleyen sorunlarına kar  ı sergiledikleri kayıtsızlıktan dolayı filologlardan so  umaya ba  lar. Nietzsche’ye göre filoloji, “bir budala veya salak tarafından döllendirilen felsefe tanrıçasının bir hilkat garibesi” idi. Ne yapması gerekti  ini bilemiyordu. Kararsızlık ve çaresizlik içersinde bunalarak, kimya ö  renimi almayı ve “ilâhi kankan” dansını ve “sarı yav  an otu zehrini” denemek için bir yıllı  ına Paris’e yerle  meyi bile dü  ünür. Tam bu arada, gizlilik içersinde Leipzig’te bulunan besteci Richard Wagner ile tanı  ma  ansını elde eder. (Wagner yirmi yıl önce devrimci tahrikleri yüzünden sürgün edilmi   ve a  ırı uçlarda seyreden siyasi görü  leri solda sa  a kaymı   olsa da, yetkililer sürgün kararını iptal etmi  ti.) Wagner, Nietzsche’nin babasıyla aynı ya  taydı ve bizlere aktarılan kaynaklara göre ona  a  ılası derecede benziyor olmalıydı. Nietzsche, bilinçsizce de olsa çaresizlikle bir baba figürü arıyordu.  imdiye dek hiçbir me  hur sanatçıyı  ahsen tanımamı  tı. Aynı zamanda, tasarımları kendi tasarımlarına bu denli uyan hiç kimseyi de tanımamı  tı daha önce. Wagner’le payla  tı  ı kısa bir süre içersinde Nietzsche onun Schonpenhauer’e olan derin sevgisini ke  feder. Wagner parlak bir filozof olan bu genç adamın kendisine duydu  u hayranlıktan etkilenir ve ortaya tüm hünerlerini döker. Bunun yarattı  ı etki zaman geçmeksizin tepkisini aldı ve Nietzsche’nin duydu  u hayranlık gittikçe derinle  ti. Nietzsche en az operaları kadar ilginç ve sıra dı  ı olan bu büyük besteciden çok etkilendi. Nietzsche iki ay sonra  sviçre’deki Basel Üniversitesinden klasik filoloji kürsüsünde profesör olmak üzere davet aldı. Henüz yirmi dört ya  ındaydı ve doktorası bile yoktu. Filolojiye kar  ı geli  tirdi  i olumsuz dü  üncelerine ra  men bu öneri kendisi için geri çevrilebilecek cinsten de  ildi. Nisan 1869’da Nietzsche Basel’de ki görevine ba  ladı ve filoloji dersleri yanında felsefe dersleri de verdi. Yapmak istedi  i  ey, her iki disiplini, yani esteti  i ve klasik ça   ö  renimini birbirleriyle ba  ıntılı hale getirmek ve bundan hareketle, uygarlımızın zayıf noktalarını irdeleyebilece  i bir alet geli  tirmekti – daha mütevazı bir  ey de  il. Kısa bir süre içerisinde üniversitenin yeni yıldızı oldu. Rönesans’ı tarihsel bir dönem olarak niteleyen ilk ki  i olan büyük kültür tarihçisi Jacob Burchardt ile tanı  tı. O, Basel’de ki profesörler arasında Nietzsche ile aynı tinsel seviyeye sahip olan tek ki  iydi. Burchardt büyük bir olasılıkla, Nietzsche’nin hayatı boyunca saygı duydu  u tek ki  iydi aynı zamanda. E  er o dönemde, so  uk bir patrisyen olmasaydı, Nietzsche’nin hayatında pekala bir istikrar faktörü olabilirdi. Ama zaten baba rolü etkisi, Nietzsche’yi istikrara kavu  turmanın ötesinde her  eyi yapan ba  ka bir adam tarafından üstlenilmi  ti. Basel kenti, Wagner’in, Liszts’in kız karde  i, Cosima ile birlikte ya  adı  ı, Lutzern’e ba  lı Tribschen’e sadece yüz kilometrelik bir uzaklıktadır. (Cosima o sıralarda henüz, Wagner ve Liszts’in ortak arkada  ı olan von Bülow adında bir orkestra  efi ile evliydi.) Kısa bir süre sonra Nietzsche düzenli olarak her hafta sonunu Vierwaldstätter gölünün kıyısındaki lüks villada geçirmeye ba  ladı. Ne var ki Wagner’in hayatı sadece müzikal, duygusal ve politik açılardan bir operaya benzemekle kalmıyordu. Wagner hayatının, tüm fantezilerini sonuna kadar ya  amak üzere kendisine sunuldu  unu  dü  ünüyordu. Tribschen’deki ya  amı bir operanın sahneye konulu  uydu adeta ve ba  rolü kimin oynayaca  ı konusunda kimsenin bir ku  kusu yoktu. “Flaman tarzındaki” giysileriyle (“Uçan Hollandalı” ve Ruben’in maskeli bir baloya giderken giydi  i kostümlerden harmanlanmı   bir kıyafetti) Wagner paçaları dizlerinde biten siyah saten bir pantolonu, geni     apkası ve rükü   bir  ekilde ba  lanmı   ipek  alı ile tepelerini rokoko meleklerin süsledi  i pembe saten kaplı duvarlar boyunca yürüyerek, büstler, her zaman aynı motifli büyük boy ya  lıboya tablolar ve kendi operalarının temsillerinden kalan gümü   kaseler arasında  iirlerini okurdu. Havada dolanan tütsülere sadece maestronun müzi  inin e  lik etmesine izin veriyordu. Cosima ise hayat arkada  ının teatral u  ra  larında ancak hizmetçi kız rolünü oynayabiliyor ve bahçede gezinen ev hayvanlarının, ki bunlar parfümlenmi   kuzular, fiyonklarla süslenmi   kurt köpekler ve süs tavukları idi, çalınmamasına dikkat ediyordu. Nietzsche’nin nasıl olup ta bunların etkisi altında kalabildi  ini anlamakta zorlanıyoruz. (Wagner’in bu özel zevkleri sürekli be   parasız kalmasına ve bir takım zenginler tarafından yardım almasına neden oluyordu. Bu zenginlerden biri de, devletin kasasından Wagner’e büyük mebla  lar aktaran Bavyera Kralı II. Ludwig’ti.) Wagner’in ikna yetene  ine denli büyük ve cazibesinin de ne denli kar  ı konulmaz olmu   olabilece  i ancak onun müzi  ine kulak verildi  inde anla  ılabiliyor. Belli ki bestecinin kendisi de en az besteleri kadar büyüleyiciydi. Toy Nietzsche çok kısa bir süre içersinde bu ba   döndürücü atmosferin ve bo  ucu salonların içersinde sürükleyici motifler gibi gezinen bilinçsiz fantezilerin etkisine girdi. Temmuz 1870’de Almanya ve Fransa arasında sava   patlak verdi. Prusya için bu, Napolyon’un kazandı  ı zaferlerin intikamını almak, Fransa’yı ma  lup etmek ve Almanya’nın Avrupa’daki egemenli  ini sa  lamla  tırmak için bulunmaz bir fırsattı. Nietzsche vatanperverlik co  kusuyla gönüllü hasta bakıcısı olmak için ba  vurur. Cephe yolunda kar  ısına Frankfurt’ta tam teçhizatlı bir süvari birli  i çıkar.  te o anda gözlerindeki perde kalkıverir ve Nietzsche ilk kez, en güçlü ve yüksek ya  ama isteminin hayatta kalmak için mücadele etmekte de  il, tersine güç, sava   ve egemenlik isteminde yattı  ı duygusuna kapılır.  te bu, Nietzsche’nin Güç  stemi Kuramı’nın do  u  udur ve ileride kendisini bu dü  ünceden bir hayli uzakla  tıracak ve bu dü  ünceden bir hayli uzakla  tıracak ve bu istemi ki  isel ö  elerden çok toplumsal ö  elerinde görecek olsa da, bu dü  üncenin militarist kayna  ını hiçbir zaman tam anlamıyla inkar edemedi. Bismarc ve Moltke Fransızları hezimete u  ratırken, Nietzsche sava  taki her  eyin  anslı  öhretli olmadı  ını anlar. Wörth’deki sava   alanı “sayısız üzünç verici kalıntılarla doluydu” ve çürümekte olan cesetlerin a  ır kokusuyla kaplıydı. Daha sonraları Nietzsche altı yaralı askerle beraber bir sıhhiye trenine bindirilir (vagonların bazıları büyükba   hayvan ta  ıyan vagonlardan olu  uyordu) ve iki gün sürecek bir yolculu  a gönderilir. Kolları bacakları kur  un yaralarıyla bezeli ve etleri çürümeye ba  layan askerler arasında kalan Nietzsche onlara elinden geldi  i kadar yardımcı olmaya çalı  ır. Ancak tren Karlsruhe’ye vardı  ında kendisi de hasta bir adam olmu  tu. Dizanteri ve difteri te  hisleriyle hastaneye sevk edildi. Ba  ından geçen bu sarsıcı olaylara ra  men Nietzsche iki ay sonra Basel’deki görevine ve derslerine döner. Filoloji ve felsefe dersleriyle kendisini yoran bir yükün altına tekrar giren Nietzsche, bunun yanında bir de “Tragedya’nın Do  u  u”nu yazmaya ba  lar. Yunan kültürünün bu parlak ve alabildi  ine özgün analizinde berrak, Apolloncu (ölçülü ve düzenli), klâsik kanaatkârlı  ın kar  ısına karanlık, içgüdüsel ve Diyonisoscu (co  kulu tutku) güçleri diker. Nietzsche’ye göre Yunan Tragedyası bu iki unsurun kayna  masından ortaya çıkmı   ve sonunda Sokrates’in sı   rasyonalizmi tarafından yok edilmi  tir.  lk kez birisini Yunan kültürünün karanlık yanlarına üstüne basa basa de  iniyordu. Öte yandan, Nietzsche’nin, bu karanlık yanların temel bir öneme sahip oldukları  eklindeki iddiası daha da tartı  malıydı. Diyonisoscu boyutu daha sonraları Nietzsche Felsefesi’nin esasını olu  turacaktı. Nietzsche bundan böyle Schopenhauer’in “istemin Budist’çe yadsınması” fikrine ba  lı kalamazdı. Uygarlı  ın zayıflamasına neden oldu  unu dü  ündü  ü Hıristiyanlı  ’a kar  ı diyonisostik olanı öne sürdü. Hıristiyan hayırperverli  ine, duyguların ve arzuların bastırılmasına kar  ı saldırıya geçti ve yerine, duygularımızın olu  umuna daha uygun dü  tü  üne inandı  ı daha güçlü bir ahlakı savundu. Nietzsche’ye göre tanrı ölmü   ve Hıristiyanlık süreci sona ermi  ti. Yirminci yüzyılın en kötü dönemleri Nietzsche’yi do  ruladı, en iyi dönemleriyse, olumlu “Hıristiyan” inançlarının ço  unlukla tanrı inancına ba  lı olmadı  ını göstererek onu tekrar yalanladı. Bugün o ilk-içgüdüye daha fazla sahip olup olmadı  ımız sorusu ise tartı  malıdır.   Sanatçı olarak Wagner en üst basamakta durmaya hak kazanıyordu belki, ama bu türden yüksek felsefi seviyeler onu a  ıyordu. Zamanla Nietzsche Wagner’in entelektüel maskesini çözmü  tü. Wagner, ola  anüstü büyüklü  e ve sezgi gücüne sahip de  i  ken bir egoydu,ama Schopenhauer’e olan sevgi ve hayranlı  ı bile gelip geçici ve sanatsal hayal gücüne malzeme olu  turan bir  eydi. O zamana dek Nietzsche, Wagner’in hayatındaki bazı çirkinliklerini; örne  in antisemitizmini, ölçüyü kaçıran kibrini ve onun di  er insanlardaki yetene  i ve ihtiyaçları takdir ve kabul eme yoksunlu  a görmezlikten gelmeye hazırdı. Ama her  eyin bir sınırı vardı. Wagner, Bavyera kralı II. Ludwig’in salt Wagner’in kendi operalarını sahneye koyaca  ı bir tiyatro yaptırdı  ı Bayreuth kentine ta  ınmı  tı. (Bu proje Bavyera devletinin iflasını ve Ludwig’in tahttan dü  ürülü   sürecini hızlandırdı.) 1876’da Nietzsche “Niebelungen Halkası”nın prömiyerine katılmak üzere Bayreuth’e gelir, ancak, muhtemelen psikosomatik nedenlerle hastalanır. Wagner’in megalomanlı  ı ve doru  a tırmandırdı  ı çökü  ü Nietzsche için artık dayanılmaz bir seviyeye ula  mı  tı. Kendisini Wagner’den kurtarmalıydı.  ki yıl sonra Nietzsche “insanca, Pek  nsanca” adı altında özdeyi  lerini yayınladı. Bu özdeyi  ler Wagner’le arasındaki kopu  u kesinle  tirmi  ti. Nietzsche’nin Fransız sanatını övü  ü, psikolojik irdelemelerdeki keskin zekâsı, romantik hırsın maskesini dü  ürü  ü ve olayların ardındaki gerçekleri kavrama konusundaki e  siz yetene  i Wagner’i a  ıyordu. Nietzsche eserinde gelece  in “güzel yeni dünyasını” hazırlıyordu: Bu dünyada transandantal bir tanrı veya  eytan, mutlak de  erler veya tanrısal cezalar yoktu artık. Nietzsche Hıristiyanlı  ’ın bilinçsiz motiflerine, güç istemini hadım etmeyi amaçladı  ını dü  ündü  ü “köle ahlakına” kar  ı saldırıya geçti. Bu arada Wagner Schopenhauer’e olan ba  lılı  ın sonu ve Hıristiyan cemiyetine dönü  ü anlamına anlamına gelen son eseri olan “Parsifal” üzerinde çalı  ıyordu. Yolları ebediyen ayrılmı  tı. Yaygın bir söylentiye göre Nietzsche hayatı boyunca sadece tek bir insanı bütünüyle tanımı   ve tanıdı  ı bu adam onu, ça  ının en büyük psikologu olmasını sa  layan, yeterli derecede malzeme ile beslemi  tir.  te bu adam Wagner’di. 1879’da Nietzsche sa  lık nedenleriyle Basel’deki görevinden ayrılmak zorunda kaldı. Zaten birkaç yıldır hastalık hastasıydı, ama  imdi gerçekten de hasta bir adam olmu  tu. Üniversite kendisine küçük bir maa   ba  ladı ve doktor ona daha yumu  ak iklimli yerlerde ya  amayı tavsiye etti. Takip eden yıllarda Nietzsche  talya’yı, Fransa’nın güneyini ve  sviçre’yi gezdi. Hastalı  ını dindirecek bir iklim aradı durdu. Neydi  ikayetleri ? Öyle görünüyor ki, bir insanın geçirebilece  i tüm hastalıklardan  ikayetçiydi. Gözleri yarı kör denebilecek oranda kötü görüyordu. (Doktoru ona bundan böyle kitap okumamasını tavsiye etti, ama aynı  ekilde bundan böyle nefes almamasını da isteyebilirdi ondan.)  iddetli ve felç edici bir ba   a  rıları çekiyordu. Bu a  rılar onu zaman zaman günlerce yata  a ba  lıyordu. Ço  u zaman da sayısız küçük  ikayetlerden muzdaripti.  ksirlerden, ilaçlardan, haplardan, kolonyalardan ve özütlerden olu  an koleksiyonu, hastalık hastası di  er felsefecilere kıyasla e  sizdi. Buna ra  men Üstinsan tasarımını geli  tiren ki  i o oldu. Bu dengeleyici ö  e bizlere Üstinsan fikrinin Nietzsche’nin di  er ve daha kabul edilebilir dü  ünceleri arasındaki önemli yerini unutturmamalıdır. Bu ö  e belki de, bu bilgesizlik incisini ortaya çıkaran kabu  un içindeki bir kum tanesiydi. Üstinsan, uzun ve “dithyrambosca 2 ” bir  iir olan “Böyle Buyurdu Zerdü  t”te ortaya çıkar. Bu  iir neredeyse dayanılmaz bir süslülük ve ciddiyet içindedir ve bu mutlak ciddiyet yazarının tüm “ironik olma” çabalarına ve ku  un “hafifli  ine” ra  men kitabı cazip tutuyor. Tıpkı Dostoyevski veya Hesse gibi “Zerdü  t”ü de ancak yirmi ya  ın altındaysanız okuyabilirsiz. Buna ra  men bu eserin anlattıkları “hayatı de  i  tiriyor”. Üstelik her zaman kötü yönde de de  il. Eserdeki aptallıklar hemen göze çarpıyor, ama geriye kalan kısımlar okuyucuyu mevcut tasarımlar hakkında derin dü  üncelere te  vik ediyor.  çindeki felsefenin ise dikkate de  er bir konumu yok. Yumu  ak bir kı   iklimine sahip olan kaplıca ve ılıcalara yaptı  ı sürekli seyahatleri sırasında Nietzsche, arkada  ı Paul Ree aracılı  ıyla yirmi bir ya  ındaki Rus kızı Lou Salomé ile tanı  ır. Ree ve Nietzsche onunla (beraberce, bazen de onunla tek ba  ına) yürüyü  lere çıkar ve kafasına felsefi inançlarıyla doldurmaya çalı  ırlardı. (Nietzsche “Zerdü  t”ü hiçbir zaman sahip olmayaca  ını söyledi  i o  lu olarak tanıtır. – bu genç Zerdü  t açısından talihli bir karardı, üstelik sadece böyle bir isimle okulda alay konusu olma ihtimali yüksek oldu  u için de  il.) Lou, Ree ve Nietzsche bir zaman sonra, günümüzde dü  ünülmesi pek mümkün olmayan üçlü bir ili  ki içine girerler. Günümüzde dü  ünülmesi zor, çünkü cinsel açıdan bu denli saf olabilecek kimseler kalmadı. Önceleri üçü de kendilerini felsefeye adamak ve bir ménage á trois i  letmek isterler. Ardından Ree ve Nietzsche (birbirlerinden habersiz) Lou’ya a  ık olduklarını fark eder ve evlenme teklifinde bulunmaya karar verirler. Ne yazık
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks
SAVE OUR EARTH

We need your sign to support Project to invent "SMART AND CONTROLLABLE REFLECTIVE BALLOONS" to cover the Sun and Save Our Earth.

More details...

Sign Now!

We are very appreciated for your Prompt Action!

x