Genealogy

Tarihte Beydili Boyu

Description
Tarihte Beydili Boyu
Categories
Published
of 17
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.
Related Documents
Share
Transcript
    TÜRKİSTAN’DAN ANADOLU’YA BEĞDİLİ (BEYDİLİ)  BOYUNUN GÖÇÜ VE YAYILIMI MUHAMMED EMİR GÜLER  1   ÖZET Araştırmamızın konusunu oluşturan Beydili boyu, Oğuzların Bozok kolundan Yıldız Han’ın soyuna dayanmaktadır. Kaynaklarda, Oğuz ordusunun sağ kanadını oluşturduğu ve hükümdâr çıkaran beş boydan biri olduğu bizlere aktarılmaktadır. Beydili aşireti, diğer Oğuz boyları gibi, zamanında birtakım şartlar sebebiyle Türkistan’dan ayrılmak zorunda kalmıştır. Bu sebeplerin  başında ise çoğu Türk boyunun maruz kaldığı gibi Moğol istilası gelmektedir. Aşiret hakkında kaynaklarda fazla bilgi mevcut değildir. Beydili aşireti, çoğunlukla Azerbaycan, Anadolu ve İran taraflarına göç etmiştir. Azerbaycan’da Akkoyunlu Devleti’nin, Anadolu’da fetihlere katılıp Selçuklu Devleti’nin ve birçok beyliğin, İran bölgesinde ise Safevi Devleti’nin teşekkülünde önemli rol oynadıkları görülmektedir. Hatta Yusuf Halaçoğlu’nun görüşüne göre Hazar Devleti’nin de kurucu boyudurlar. Osmanlı Devleti ile ilişkilerinden de bahsetmek gerekirse, Osmanlı arşivlerinden edindiğimiz bilgiler ışığında ilişkiler çoğunlukla göç üzerinde yoğunlaşmaktadır. Aşiretimiz, doğası gereği konar  - göçer yaşam tarzına sahip olduğundan Osmanlı Devleti’nin, çoğu konar  - göçer Türk boyuna uyguladığı iskân faaliyeti ile Osmanlı sınırları içinde, diğer bölgelere göç ettirildiğini görmekteyiz. Göç kanunları ile ilgili olarak, aşirete mensup kişilerin gönderildiği yerlerde vergiden muaf tutulduğu bilgisine sahibiz. Fakat  bazı zamanlarda yerleşik halk ile aralarında birtakım problemler yaşanmaktaydı. Bu  problemlerin başında, aşiretin hayvancılıkla uğraşması gelmektedir. Böylelikle göç yolları üzerinde oluşan tahribat sonucu aşirete mensup kişiler, devlet tarafından sürgün dahi edilmiştir. İskân faaliyeti ile birlikte farklı yörelere dağılan boya mensup aşiretleri, günümüzde Anadolu’nun birçok bölgesinde bulmak mümkündür. Bugün bile doğuda olsun, batıda olsun çoğu bölgede köy isimlerine ve hatta soy isimlerine rastlarız. Aslında var olan köylerin, insanların içine karışırsak geçmişin izleri, geçmiş ile bugünün kültürü gözler önüne serilir. Bu çalışmamızda, Beydili   aşiretinin tarih içerisinde oynadığı rolü, yaptığı göçleri ve günümüze ulaşan kültürü aktarmaya çalışacağız.   1   İstanbul Üniversitesi , Sosyal Bilimler Enstitüsü, Genel Türk Tarihi Anabilim Dalı Öğrencisi .  GİRİŞ   Türklerin, tarihin başlangıcından günümüze kadar olan devirlerinde konar  - göçer bir yaşam tarzına sahip olduğunu bilmekteyiz. Bu, atalarından kal an bir miras olarak Bilge Kagan ile Tonyukuk arasında geçen konuşmalarda ortaya çıkmaktadır. Bilge Kagan’ın şehrin etrafını surlarla çevirmek istemesine karşılık Tonyukuk’un böyle bir girişimin geleneklerini bozacağını  belirtmesi olaya açıklık getirir. 2  Konar- göçerlik Türk boylarına; bağımsızlığını tehlikeye düşürecek durumlarda geri çekilmede, otlak yetersizliği olduğu vakit yeni otlaklar aramada, nüfusunun orantısız bir şekilde arttığı zamanlarda da yeni yurtlar edinmede bir aracı olmuştur. Konar-göçer  lik aynı zamanda insanların her an savaşa hazır durumda olmalarına da katkı sağlar. En nihayetinde zaman içinde değişik bölgelerde gördüğümüz Türk devlet ve boylarının oluşması da konar  - göçerlikten gelmektedir. Tarihi süreçte Türkistan sahasından başlayara k Türk kavimleri sürekli olarak birbirlerini yurtlarından çıkarmışlardır. Avarlar, Sabarlar, Hazarlar, Peçenekler ve Oğuzlar bu sebeplerden olacak ki onları farklı yerlerde görebilelim. Göç eden boyların bir kısmı bilindiği üzere Karadeniz’in kuzeyinden yukarıya Balkan  bölgesine, bir kısmı Maverâünnehir üzerinden Anadolu bölgesine, bir kısmı da İran taraflarından Mısır bölgesine gitmişlerdir. Balkanlara ve Mısır’a doğru gerçekleşen bu göç dalgaları arkadan nüfusça desteklenmediği vakit yerel güçlerin arasın da benliklerini koruyamadılar. Anadolu’da ise durum çok farklıydı. Burada tohumu atılan kültür günümüze kadar aktarılabilecekti. Büyük Selçuklu Devleti, Türkiye Selçuklu Devleti, diğer beylikler, Akkoyunlular ve son olarak Osmanlı Devleti ile birlikte Anadolu’da yaşayan topluluklar,  boylar benliklerini koruyabildiler. Anadolu’da temeli sağlam bir yapının oluşması, Türkistan sahasından da nüfusun bu bölgeye kaymasına sebep olmuştur. Türkistan bölgesinden nüfusun Anadolu’ya kaymasının bir diğer sebebi hatta en önemlisi ise dünyayı kasıp kavuran Moğol istilası diyebiliriz. Burada da değineceğimiz nokta yine konar  - göçerlik olacaktır. Halk zor zamanlarda hızlı ve çevik manevraları ile birlikte istiklâllerini kaybedeceklerini anladığı an göç ederdi. İşte Moğol istilası buna bir örnektir. Harezmşahlar Devleti, Moğol istila hareketi karşısında yıkılmış, fakat topluluk Selçuklu bölgesine göç etmişti. Oğuz boylarının da çoğu bu vakitte (Moğol istilası) göç hareketlerine başvurmuşlardı. Araştırmamızın konusunu oluşturan   Beydili (Beğdili) boyu da göç edenler arasındaydı. Beydili boyu hakkındaki bilgiler çok kısıtlıdır. Aslında Oğuzların her boyu ayrı ayrı ve detaylı incelenmesi gerekmektedir. Araştırmamızda konar  - göçer Türk boyunun Türkistan’dan Anadolu’ya geliş sürecini ve 2   Ahmet Taşağıl, Gök-Türkler  , Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara 2014, s.369.    Anadolu’daki hayatlarını, kuruluşuna yardım ettikleri devletleri ve günümüze ulaşan kültürlerini öğreneceğiz.    1.   BEĞDİLİ ( BEYDİLİ ) BOYUNUN SOYU Artık kesin olarak bilindiği üzere Beydili aşireti, Oğuzların Bozok kolundan Yıldız Han’ın soyuna dayanmaktadır. Bu konu hakkındaki ilk bilgileri Kaşgarlı Mahmud, Reşidüddin ve Yazıcıoğlu Ali’nin eserlerinde bulmaktayız. Türk tarihi açısından mühim öneme   sahip diğer  bir eser olan Şecere - i Terâkime’nin (Türkmenlerin Soy Kütüğü) yazarı Ebul Gazi Bahadır Han da Oğuzlar hakkında bilgiler vermektedir. Şecere - i Terâkime adı geçen üç şahsın eserlerinden çok sonraları (17.yy) yazılmıştır. Kaşgarlı Mahmud’un eseri  olan Divân- ı Lügâtit Türk’te İslam öncesi Türk tarihi hakkında önemli bilgiler mevcuttur. Kaşgarlı Mahmud, Oğuzların yirmi iki  boydan teşekkül olduğundan bahsetmekle 3    birlikte, Beydili aşiretinin de yirmi iki boydan Bozoklara mensup ve yedinci sırada olduğunu yazmıştır. 4   Ek olarak eski zamanlarda boyların sürülerinin birbirlerine karışmasını önlemek için hayvanlara basılan damgalar var olduğunu, Beydili aşiretinin de bahsedilen damgalardan lamelif ve kef harflerinin birleşmesiyle oluştuğunu söyler. 5   Kaşgarlı Mahmud verdiği bu bilgiler dışında Oğuz boylarının adlarının atalarının isimlerinden meydana gelmiş olduğundan da bahseder. 6   Reşîdüddîn’in Câmi’ut - tevârih adlı eserinde Kaşgarlı Mahmud’dan farklı olarak Beydili kelimesinin anlamı verilmektedir. Burada kelimenin anlamı “  Büyüklerin sözleri gibi aziz olur, beğler sözü azizdir,  sözü hürmetli ” şeklinde geçmektedir. 7   Ayrıca burada aşiretin Oğuz boyları arasında sağ kanatta  bulunduğu anlaşılmakla beraber boyun ongununun tavşancıl kuşu olduğunu görüyoruz. 8  Son olarak Oğuzların hükümdâr çıkaran beş boyundan birinin Beydili olduğunu söyler. (Diğerleri; Kayı, Yazar, Eymür, Avşar’dır.) Konumuza kaynak sağlayacak bir diğer önemli eser ise Yazıcıoğlu Ali’nin Selçuknâme’sidir. Eserde Oğuzlar hakkında önem arz eden bilg iler mevcuttur. Burada Oğuz boylarının sayısı yirmi dört olarak gösterilmekte, Beydili aşiretinin de adı geçen boylardan on birincisi olduğu aktarılmaktadır. 9   Beydili kelimesinin anlamı da “beyler sözü azizdir” şeklinde geçer. Aşiretin simgesine gelecek olursak diğer kaynaklardan farklı gösterilmiştir. Bur  a da bir çubuğun üstünde hilâl konulmuştur. 10   Şecere - i Terâkime adlı eserde Beydili aşireti Yıldız Han’ın üçüncü oğlu olarak gösterilmekte ve kelime anlamı “sözü 3   Kaşgarlı Mahmud,  Dîvânu Lugâti’t  -Türk  , haz. Ahmet b. Ercilasun- Ziyat Akkoyunlu, Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara 2018, s.27.   4   Kaşgarlı Mahmud, a.g.e ., s.581. 5   Kaşgarlı Mahmud, a.g.e ., s.27. 6   Kaşgarlı Mahmud, a.g.e ., s.28. 7  Z.V.Togan, Oğuz Destanı Reşideddin Oğuznâmesi Tercüme ve Tahlili , Enderun Yayınları, İstanbul 1982, s.51.   8  Z.V.Togan,  a.g.e. , s.51. 9   Abdullah Bakır, “Yazıcızade Alinin Selçuk  - name İsimli Eserinin Edisyon Kritiği”, Doktora Tezi, İstanbul, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, 2008, s.XX.   10   Abdullah Bakır, a.g.e. , s.20  hürmetli” olarak aktarılmaktadır. 11   Ayrıca aşiretin ongunu ise bahri kuşu olarak verilmiştir. 12   Adı geçen kuşlar yalnızca Beydili boyu için değil diğer bütün boylar için geçerlidir. Fakat hepsi  birbirinden farklı olmakla beraber ongunları, yırtıcı kuşlar oluşturur. 13   Günhan boyları şahin, Ayh an boyları kartal, Yıldızhan boyları tavşancıl, Gökhan boyları sungur, Dağhan boyları üç kuş, Denizhan boyları ise çağrı kuşlarını ongun olarak kullanmaktadırlar, ayrıca her boy kendi ongununun etini avlayamaz ve yiyemezdi. 14   Eserlerde aşiret hakkında farklı bilgiler vardır. Kesin olmamakla birlikte bunu aşiretin zaman içerisinde farklı ongunlar kullandığına, farklı adlar kullandığına yorabiliriz. Bir diğer bakış açısı olarak da aşiretin başına geçen farklı sülalelerin kendilerine başka kutsallık atfedilen   hayvanları kullanıldığı söyleyebiliriz. Ayrıca coğrafya faktörünü de işin içine katmamız gerekir. Zira bir bölgede bulunmakta olup kutsallık atfedilip ongunluğa getirilen hayvan, farklı  bölgelere gelince bulunmayabilir. Bu sebeple aşiretler yeni ongunlar aramış olabilirler. 15   Beydili kelimesinin anlamına gelince farklı yorumlar çıkabilir. Çünkü zaman içerisinde yöresel dil farklılıklarından dolayı kelime, zamanla farklı yapıya bürünmüştür. Verebileceğimiz en iyi örnek de Osmanlı kaynaklarıdır. Kaynaklard a sürekli olarak kelime, Badıllı aşireti şeklinde geçmektedir. Diğer biçimleri ise, Baydil, Beydilli, Beğdili, Begtili, Badilli, Badılı, Bigdili olarak gözükür. Bu farklılıklar zaman içerisinde boyun mensup olduğu kavim hakkında yanlış tahminlerin ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Göze çarpan örneklerden  biri de Urfa’da meskûn olan Beydililer hakkında ortaya çıktı: “  Dahası Badıllıların Medine taraflarından Urfaya geldikleri, Orta Asya ve Horasan’dan gelen göçlerle ilgilerinin olmadığı ileri sürülerek tarihi bilmeyenler açısından bir zihin bulanıklığı yaratılmaya çalışılmaktadır  .” 16   Beydili boyu hakkında verilen yanlış bilgiler, onların zaman içerisinde yerel halk arasında karıştıklarının göstergesidir. Buna örnek ise konuştukları dil ve kültürleri gösterilebilir. 17   11   Ebul Gazi Bahadır Han, Şecere -i Terâkime , haz. Zuh al Kargı Ölmez, Simurg Yayınevi, Ankara 1996, s.153, 160. 12   Ebul Gazi Bahadır Han, a.g.e ., s.248. 13  J. P. Roux, Türklerin ve Moğolların Eski Dini , çev. Aykut Kazancıgil, İşaret Yayınları, İstanbul 1994, s.168.   14  Ziya Gökalp,  Küçük Mecmua , c.I, çevriyazı Şahin Filiz, Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa -i Hukuk Yayınları, Antalya 2009, s.127.   15   Ongun terimi hakkında bkz. Abdülkadir İnan, Tarihte ve Bugün Şamanizm , Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara 1986, s.44-47. 16  Emin Baydil, Tunalı’dan Beydili’ye , Berikan Yayınevi, Ankara 2010, s.95 -96. 17   Emin Baydil,  a.g.e ., s.96.
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks
SAVE OUR EARTH

We need your sign to support Project to invent "SMART AND CONTROLLABLE REFLECTIVE BALLOONS" to cover the Sun and Save Our Earth.

More details...

Sign Now!

We are very appreciated for your Prompt Action!

x